Bitki Alemi

d

4/10/2009 • Kategori: Bitkiler

s

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

30- Doğru beslenmek için 10 ipucu

11/2/2009 • Kategori: Bitkiler



Her öğünde kalori hesabı yapmaktan bıktınız mı? Ünlü ailelerin beslenme danışmanından öneriler.

 

Marc Decker'in sizin için hazırladığı tüyoları okuduğunuzda sağlıklı ve formda bir bedene ulaşmanın aslında ne kadar kolay olduğunu görecek, yemeklerin tadına varacaksınız.

İşlenmemiş tuzlar, rafine zeytinyağları, tatlınızın şerbeti için kullanacağınız bal…  Ünlülerin beslenme danışmanı Marc Decker; lezzetten ödün vermeden nasıl sağlıklı beslenebileceğinizin ipuçlarını veriyor.

 Decker, öncelikle besinleri seçerken ve hazırlarken nelere dikkat etmemiz gerektiğini anlattı, daha sonra
pişirme aşamasında bilmemiz gerekenleri...

1. BESİNLERİ HAZIRLARKEN

l Çiğ ama leziz
Mümkün olduğu kadar doğal ve organik yetiştirilmiş besinleri tüketmeye çalışın. Beslenmemizin büyük çoğunluğunu; sebzelerden, meyvelerden, işlenmemiş undan yapılan besinlerden, patatesten, bakliyattan, süt ve süt ürünlerinden, az miktar yumurtadan, balık ve etten, eğer uygunsa organik kalitede besinlerden karşılamalıyız. Yediğiniz yemeklerin ve beslenme şeklinizin büyük bir kısmını da pişmemiş besinler oluşturmalı.
l En ballı tatlı
Tatlı hazırlarken işlenmiş şeker kullanmayın. İçeriği doğal olan tatlandırıcılar; bal, pekmez ya da doğal şuruplar mesela; sabır otu nektarı ya da üzüm şurubunu tercih etmek çok daha sağlıklı. Eğer bunlara ulaşmak size çok pahalıya mal olacaksa Türkiye'de kolaylıkla bulabileceğiniz pekmez ve bal işinizi görecektir. Ama tercihiniz asla yapay tatlandırıcılar olmasın. Ve son bir not daha; tatlı ihtiyacı için daha çok taze ve kurutulmuş meyve yiyin.
l Ekmeğiniz doğal olsun
Ekmekte ve hamur işlerinde sağlıklı olduğunu düşünerek işlenmiş kepekli un kullanmayın. Daha çok tam buğday, tam çavdar unu kullanmaya çalışın. Bu çeşit işlenmemiş unların besin değeri yüksek, içerdiği mineral ve vitamin açısından zengindir. Ayrıca üretildiği bitkiler vücut için ikincil derecede gerekli faydalı bakteriler taşır. Kepekli un ise, işlenmiş un ve kepek karışımından oluşur. Bu, doğal olmadığı gibi besin değeri de işlenmemiş unlar kadar yüksek değildir. İşlenmemiş unlardan da canınızın çektiği her türlü şeyi yapabilirsiniz. Ekmek pişirebilir, börek, erişte, pizza, tiramisu ve hatta cheesecake bile yapabilirsiniz!
l Dalından sofraya
Yemeklerinizde mümkün olduğunca işlenmiş sıvı yağ ya da katı yağ kullanmamaya çalışın. Çünkü bu yağlar üretimleri sırasında kimyasal işlemlere tabi tutuluyor ve aşırı derecede ısıtıldıkları için besin değerlerinin büyük çoğunluğunu kaybediyorlar. Tavsiyem sadece doğal ve soğuk presleme tekniğiyle üretilen yağları kullanmanız çünkü bu yağların besin değerleri yüksek, mineral ve vitamin bakımından zengin ayrıca yararlı bitki özleri (klorofil, antioksidan madde) içeriyor. Aynı zamanda daha lezzetli ve bize zengin tatlar sunuyorlar. Bu tarz ürünlerin kalp krizinden ve kanser tehlikesinden uzakta kalmamızı sağladığı da biliniyor.

2. PİŞİRİRKEN

l Sağlıklı çorbalar için...
Çorba pişirirken genellikle ilk yapılan iş soğanların kavrulması oluyor. Üstelik bunun için çok miktarda sıvı yağ ya da tereyağı kullanılıyor. Ardından diğer malzemeler ve neredeyse ağzına kadar çorbanın ana malzemesi dolduruluyor. Oysa soğanları yağda kavurarak başlamayıp, onları teflon bir tavada yağsız bir şekilde çevirerek ya da fırın torbasına koyarak veya silikon bir kapta açık kahverengileşinceye kadar bekletmek çok daha sağlıklı. Ayrıca çorba hazırlarken  hazır bulyonlar kullanmamalı, kemik suyu ya sebze gibi doğal malzemeleri tercih etmelisiniz.
l Yağı az ama lezzetli yemekler için...
Yemeklere lezzet katmak için mutlaka katı yağlara ihtiyacınız olduğunu düşünebilirsiniz, fakat sağlığınızı da düşünüyorsanız sıvı yağları seçmelisiniz. Çünkü katı yağlar doğal lezzetlerden ve pek çok sağlıklı besin maddesinden yoksundur. Sıvı yağları yemeğin sonunda ekleyerek hem lezzetlerinden hem de besin değerlerinden faydalanabilirsiniz.
l Bol vitaminli sebze yemekleri için...
Sebzeleri pişirmenin en sağlıklı yolu onları buharda haşlamaktan geçiyor. Bu sayede besin değerleri de önemli ölçüde korunmuş oluyor. Sebzeleri, özel düdüklü tencerelerde veya buhar kaplarında haşlayabilirsiniz. Ya da süzgeç düzenekli bir kapta (piyasada satılan ve üzerinde ayarlanabilir süzgeçler bulunan buharlı aletler) ve kapağı sıkıca kapalı bir şekilde tutarak hazırlayabilirsiniz.
l Gaz yapmayan baklagil yemekleri için..
Baklagilleri pişirmek için aslında onları uzun süre suda tutmanıza gerek yok. Pişirme sürecini hızlandırmak için biraz karbonat ekleyebilirsiniz, ancak dikkatli olun, karbonatı fazla kaçırırsanız yemeğinizin üzerinde köpükler oluşabilir. Gaz sorununu engellemek için de, yemeğe bol baharat ekleyebilirsiniz; özellikle kimyon, kekik, rezene tohumu, anason bağırsaklarınızdaki gaz sıkışmalarını ve bundan kaynaklanacak rahatsızlıkları engelleyecektir.
l Hafif ve sağlıklı et yemekleri için...
Türk toplumu olarak mangalda pişirilen etleri yemeyi fazlasıyla seviyoruz. Ancak bunlar genellikle yüksek ısılarda ve ateşle doğrudan temas halinde piştikleri için yapıları bozularak sağlıksız bir hal alıyorlar. Ayrıca bu etler pişirme veya kızartma esnasında gıdalarda kendiliğinden ortaya çıkan tehlikeli bir kimyasal olan "akrilamide" maruz kalıyor. Bu nedenle etlerinizi daha sıklıkla aşağıdaki yöntemle pişirmeye çalışın:
Pişireceğiniz eti 30 dakika önce buzdolabından çıkarın.

(et buzluktaysa süre 1 saat olmalı). Ardından kızartma tavasına ya da ızgaraya eti yerleştirin ve her iki tarafını da kaliteli bir sıvı yağ, örneğin; saf tereyağı, ayçiçek veya fındık yağıyla pişirin.

Yemekleri pişirirken en önemli noktalardan biri de yağ tercihiniz...  Özellikle soğuk presleme yöntemiyle elde edilen sıvı yağları tercih etmelisiniz.

http://www.hurriyet.com.tr/yasasinhayat/10960303.asp?gid=245

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

29- Kabızlık için şifalı bitkiler

4/2/2009 • Kategori: Bitkiler

Kabızlık için şifalı bitkiler


• Pırasa, erik, kiraz, üzüm, zeytinyağı ve şalgam kabızlığa iyi gelir.

• Elma yemeklerden önce yenilince kabızlığı giderir.

• Erik'in kurutulmuşu kabızlığa karşı iyi bir ilaçtır. Erikleri akşamdan ıslatıp sabah aç karnına yemek, üzerine de suyunu içmek yararlı olur.

• Fesleğen tohumları kaynatılarak içilirse kabızlığa iyi gelir. Frenk üzümü yapraklarından yapılan çay kabızlığa iyi gelir.

• Gül yapraklarının dip kısmı kesilmeden reçel yapılırsa kabızlığa iyi gelir.

• Ispanak hazmı kolaylaştırır, kabızlığı önler.

• Keten, bağırsak cidarına etki ederek sindirimi hızlandırır. Bu nedenle son derece etkili ve sağlıklı bir müshil ilacıdır. Vücutta herhangi bir tahribat yapmadan kabızlığı önler.

• Taze incir kabızlığı giderir. Kuru incirler akşamdan suya konup yumuşatılarak sabahleyin aç karnına yenirse bağırsakların faaliyetini arttırır.

http://www.ekolay.net/saglik/FotoGaleryDetail.asp?kid=53&id=8599


Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

7-Enginar

8/5/2008 • Kategori: Bitkiler

Tanimi : 
Botanik Bilgisi
Ilkbaharda çikan yazin müjdecisi bir bitkidir. 50 - 100 cm ye kadar boylanan çok yillik otsu bir bitkidir.Kalin bir gövde ve bu gövdeden uzayan sürgünleri(çiçek saplari) vardir. æ#65533;içekler, mor renklibir grup halinde ve bir bas seklinde toplanmislardir. Yapraklardüz yada çok parçali, sapsiz, gri - yesil renkli veyumusak dikenlidir. Her çiçek sapinin ucunda 3 - 10 arasinda yumrusu bulunur. 10 - 13 cm çapa kadar büyüyebilen bu kellelerin etrafi birbiri üzerine binmis morumsu - yesil yapraklarlasarilmistir. Bu yapraklar koparilip açilinca dipteki çiçek tablasinin üzerinde mavi renkli yüzlerce çiçek görülür. Enginarinyenen kismibu etli çiçek tablasidir. Bitkinin sürgünleri yani çiçek saplari da tazeyken yenilebilir. Nemli havayi sever, en iyi yetistigi sicakliklar 15 - 18 derecelerdir. Ilkbaharda bitkinin yumrulari yeterli iriligeulasinca geciktirilmeden kesilerek hasat edilmelidir yoksa kartlasir ve acilasir.

Faydalari :   
Cynarin içerigi dolayisiyla karaciger ve safra kesesini destekler. Safra salgilarini arttirir, sindirimi kolaylastirir.Ayrica yag dokusunun eriyerek kana geçmesini engeller. Kandaki yag ve kolestrol seviyelerini düsürür. Bünyesindeki linoleic asit , karacigerdeki cholestrin - 7a - hydroxylase enzimini aktifleyerek onun daha fazla kolestrolü safra asidine çevirmesini saglayarakkolestrolün düsmesineyardimci olur. Günlük 1,5 gr enginar yapragi ekstresi bu is için uygulanabilir.Ayrica HDL iyi kolestroldüzeyini de yükseltir. Güçlü bir idrar söktürücüsüolup istenmeyen sivilarin atilmasini kolaylastirir, böbreklerin çalismasini düzenler.

Içerigindeki bir tür nisasta olan inülün maddesi yüzünden kan seker düzeyini düsürür.Magnezyum bakimindan zengin olmasi beyin sagligi açisindan önemlidir.Sindirim sorunlarini azaltir. Hassas bagirsak sendromu belirtilerini azaltir. 
  
Anti - toksikligi
Yaglanmis karacigere sebep olanasiri alkol tüketiminin etkilerini engeller.

Diskilama sistemi
Içerigindeki cynarindolayisi ile birçok böbrek rahatsizliklarinin iyilestirilmesinde yardimci olur.

Metabolizma
Safra kanalinin kasilma gücünü arttirarak karacigerden safra kesesine olan akisi arttirirYine safra kesesinden olan safra akisini da arttirir.Cynarinmaddesinden dolayi toplam serum kolestrol seviyesi % 15 kadar azalabilir ve ayrica da yapraklari vücutta kolestrol üretiminden sorumlu olan enzimi engelleyerek, vücutça yapilan kolestrolüretimini de düsürür.

LDL kolestrolünoksidasyonunu engeller.

Kan sekerinin kontrolünü gelistiren inülindolayisi ile diabetes mellitus hastalarinin metabolik fonksiyonlarini iyilestirerek kan sekerinin azalmasina katkida bulunur.Yine cynarin içerigi dolayisiyla karacigeri korur ve rejenere eder.

Enginar birçok zehirleyici toksinin zehirleyici ve öldürücü etkisinden vücudu karaciger vasitasiyla %100 korur.

Karacigerde kan birikmesiniengeller.

Yaglanmis karacigere sebep olanasiri alkol tüketiminin etkilerini engeller.

Enginar oksidatif ajanlara karsi karacigerin glütasyonunun bozulmasini engellerSerum trigliseritseviyesini düsürür.

Saçlar
Apigenin içerigi yüzünden çayi saçlarin rengini açar

Sindirim sistemi
Sürekli istah kaybi olan insanlarda istahi uyarir.

Kabizligindüzelmesine yardimcidir.

Mide gazlariniazaltir.

Safra kesesininsaglikli çalismasina yardimci olur.

Karacigerden safra kesesine olan safra akisini arttirir

Safra taslarininönlenmesinde ve iyilestirilmesinde faydalidir.

Hazimsizliginönlenmesine yardimci olur.

Bagirsakkramplariningiderilmesinde faydalidir.

Irritable Bowel Syndrome,kendiliginden sebepsiz ve sürekli olanbarsak spazmlarinda iyilesmeyapar.

Kusma sendromuolan hastalarin durumlarinda iyilestirme saglar.

Sinir sistemi
Midebulantisiniengeller.
 
Etkilesimleri :  
Destekledikleri
Mikroorganizmalar:Içerdigi inülin dolayisi ile yararli bir bakteri olan bifidobakterinin sindirim kanallarinda büyümesini tesvik eder.

Pepditler:Karaciger glütasyonunu oksidatif etkilerinden konur.
  
Toplanmasi
Ilkbaharda olgunlasan yumrularin baslari kesilerek toplanir.

Saklanmasi
Mümkün oldugunca taze yenmelidir.

Yararlanilan Kisimlari
Yapraklari ve özellikle içindeki etli çiçek tablasi

Hazirlanma Biçimi
Enginari zeytin yagi ile ovarak bir kaç dilim sarimsagi arasina sokarak 30 - 40 dakika buharda pisirin.

 

http://www.sifavi.com

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

6-Brokoli

1/3/2008 • Kategori: Bitkiler

Brokoli memleketimize son bir kaç yıldan beri girmiş bir sebzedir. Roma imparatorluğu döneminde esas yetiştirildiği bölgelerden bir tanesi de Akdeniz sahilleri idi. Özellikle Amerika ve Avrupada ençok tüketilen sebzeler arasındadır. Amerikada brokoli tabletleri satılmaktadır. Ancak, bu tabletler Prostat şikayetlerine karşı etkin değildir. Bu tabletler, 3-4 günlük brokoli tohumlarının filizlerinden elde edilmektedir. Brokoli sebzesinden elde edilmemektedir.

Brokoli her insanın mutfağından sağlığına taşıyabilecegi ve hazırlanması en kolay bir sebzedir.

    Brokoli içerdiği maddeler açısından insan sağlığı üzerinde çok faydalıdır. Vitamin değerleri açısından; A, E ve C vitaminlerini içermektedir. İçerdiği flavonoidler bakımından bağışıklık sistemimizi güçlendiren bir özelliğe sahiptir. Antibiyotik özelliğe sahip olan brokoli,  bu yönüyle prostatitis'e (prostat enfeksiyonu) karşı çok etkindir. Hiç bir antibiyotik yoktur ki bağışıklık sistemimizi zayıflatmasın. İşte brokolinin önemi bu noktada ortaya çıkmaktadır; aynı zamanda hem bağışıklık sistemimizi güçlendirmekte hemde antibiyotik vazifesi görmektedir. Bir noktayı hemen belirtmekte büyük fayda görüyorum. Genel olarak antibiyotikler, insan hayatı için hayati önem taşıyan, vazgeçilmez ilaçlardır. Brokoli, meme, prostat, bağırsak ve idrar kesesi kanserlerine karşı güçlü bir koruyucudur. Amerikada özellikle bu kanser türlerine karşı brokolinin içerdiği bazı maddeler (sulforafen vs) zenginleştirilerek kanser tedavisindede başarı ile kullanılmaktadır. Brokoli içerdiği bazı indol ve indol türevleri (bitkisel hormonlar) açısından ayrı bir önem taşımaktadır. Bu sayede vücudumuzdaki hormon dengesini ayarlayıcı özelliğe sahiptir. Yine Amerikada bazı klinikler menopoz dönemindeki bayanlar için östrogen hormonunun düzenli çalışması için brokolideki bitkisel hormonlardan yararlanmaktadırlar. Brokolinin kendine özgü olan selülozik yapısı (lifli yapı) bağırsaklarda oluşan toksinlerin  uzaklaştırılmasında (toksin atıcı) ve alınmış olan ağır metallerin emilmesinde büyük rol oynamaktadır. Brokolinin bu lifli yapısı dışkının düzenli bir şekilde dışarı atılmasını sağlar. Kabızlığı önleyicidir. ugün dünyada üzerinde en çok araştırma yapılan sebzelerde;  beyaz lahana, turp, domates, brokoli ve havuç en ön sırayı almaktadır.

Brokolinin Gücü

    Brokoli, prostatitis, iyi huylu prostat büyümesi (BPH) ve  idrar yolları enfeksiyonuna karşı önleyici ve tedavi edici güce sahiptir. Brokolinin şifalı gücünden istifade edebilmek için mutlaka kullanma şekline uymak zorundayız. Kullanma şekli bir KÜR olarak yapılmalıdır. Aksi taktirde haftada bir kaç defa tüketmenin sadece besin değerleri açısından faydası vardır.

    Sebze olarak Brokoli; A, C, E ve Karotin vitaminleri bakımından oldukça zengindir.  Brokoli, klinik deneylerle (Almanca, İngilizce ) kanıtlanmış özellikle prostat ve meme kanserine karşı etkin 5 farklı koruyucu madde içermektedir. Bunlardan en güçlü olanı sulforafen dir. Prostat rahatsızlıklarının kansere dönüşmesinde brokoli güçlü bir önleyicidir. Bu görevini içerdiği myrosinaz enzimi yardımıyla sağlamaktadır. Brokoli indol bakımından oldukça zengindir. İndoller bitkisel hormonlardır. Brokolide bulunan bazı indollerin özelliği, hormon dengesini sağlamaktır. Meme kanserinin oluşumunda  hormon dengesizliğinin rol oynadığı gerçeği klinik deneylerle kanıtlanmıştır. Brokoli bağışıklık sistemimizi güçlendiren  5 tane etkin madde içermektedir. Brokoli bununla da kalmayıp aynı zamanda antioksidan dır. Yani hücre zarlarına (membran) ve hücre DNA sına zarar veren serbest radikalleri nötralize (zararsız hale getirmek) etmektedir. Hücre DNA sını bozabilen  serbest radikaller bu özelliklerinden dolayı kanserojendirler. Brokoliye antioksidan olma özelliğini kazandıran quercetin ve kaempherol maddelerini içermesidir. Quercetin, Prostatitis tedavisinde kullanılan ve bitkilerden elde edilen bir maddedir. Brokoli lifli bir yapıya sahip olduğundan, bağırsaklardaki ağır metalleri, safra asidi fazlasını sünger gibi emerek oldukça hızlı bir biçimde dışarıya atılmasını sağlar. Brokoli, bu özelliğinden dolayı hem toksin atıcı hemde bağırsak sistemini düzenleyicidir.

    Çimlenmiş Brokoli Tohumları: Çimlendirilmiş Brokoli tohumları   sebze olarak kullanılan Brokoliye göre ; ortalama 50 kat daha fazla sulforafen içerirler ve Sulforafen Phase II enzimlerini aktive ederek kansere, mutasyona ve serbest radikallere karşı harekete geçirirler. Amerikada, çimlendirilmiş Brokoli filizlerinden (broccoli sprouts) tabletler yapılmakta ve  satılmaktadır.

Prostatitis (Prostat Enfeksiyonu)

    Prostat enfeksiyonunun iki şekli olduğu tıp otoriteleri tarafından savunulmaktadır. Bunlardan birincisi bakteriyel Prostatitis (bakteriyel prostat enfeksiyonu), ikincisi ise non-bakteriyel prostatitis (bakteriyel olmayan prostat enfeksiyonu) dur. 1998 yılında bir grup Amerikalı ve Kanadalı bilim adamı, 1 Aralık 1998 tarihinde Journal of infectious Urology dergisinde yayınladıkları makale de bakteriyel olmayan prostat enfeksiyonunun gerçekte bakteriyel prostat enfeksiyonu olduğunu kanıtlamışlardır. Bakteriyel-Biyofilm teorisi ile açıkladıkları bu prostat enfeksiyonunu tedavi etmek daha da zor görünmektedir. Genel olarak prostat enfeksiyonunu Antibiyotiklerle tedavi etmek çoğu zaman mümkün olamamaktadır. Bunun nedeni de antibiyotiklerin, prostatın içine kadar girememesidir. Genel olarak bir enfeksiyonun başarı ile tedavi edilebilmesi için bağışıklık sistemininin de güçlü olması veya güçlendirilmesi gerekmektedir.

Prostatis de Brokolinin Fonksiyonu

    Brokoli aynı anda iki özellik birden göstermektedir. Birincisi bağışıklık sistemini güçlendirmesi, ikincisi ise antibiyotik (anti-inflammatory effects of antibiotics) özelliğe sahip olmasıdır. Güçlü bir bağışıklık sistemi enfeksiyonlara karşı daha güçlü demektir. Halbuki antibiyotikler bağışıklık sistemimizi zayıflatırlar. Bu nedenle antibiyotik kullananlar beraberinde çoğu kez vitamin alarak veya sağlıklı ve dengeli beslenerek bağışıklık sistemilerini güçlendirmeye çalışırlar. Ancak, alınan antibiyotiklerin çoğu bağırsak florasını etkilediklerinden, vitaminlerin, kofaktörlerin, minerallerin ve besinlerden gelen bazı etkin maddelerin emilmesine engel olabilmektedirler. Brokoli giriş kısmında bahsedildiği gibi bağışıklık sistemini güçlendirmekte ve içerdiği pseudoantibiyotik özellikli etkin maddelerle prostatitis' e karşı etkin rol oynamaktadır.

İyi huylu Prostat büyümesi (Benigne ProstateHyperPlasie) = BPH

    Genel olarak prostat, 40-50 yaşları arasındaki erkeklerin % 43 'ünde görülmekte, 50 yaş ve yukarısında %60 lara kadar çıkmaktadır. Dünya sağlık teşkilatının verilerine göre 185.000.000 erkek bu rahatsızlıktan şikayet etmektedir. Prostat büyümesin sebebi olarak bir çok teori öne sürülmektedir. Bunlardan en önemli iki tanesi beslenme ve hormonal düzenle ilgilidir. Beslenme her ne kadar önemli bir sav ise de, Testosteron hormonunun bu rahatsızlığa neden olduğu teorisi ağırlık kazanmaktadır. Erkeklerin testislerinde (haya) oluşan Testosteron hormonu (TH),  belirli yaşlardan sonra prostat bezine (kestanecik) ulaşamamaktadır. Prostatı bezinin salgılama görevini yapabilmesi için TH 'na ihtiyacı vardır. TH 'nun prostat bezine ulaşamaması sonucunda prostat bezi büyümeye başlamaktadır. Bu büyüme sonucunda prostat bezi  idrar kanallarına baskı oluşturarak belirli şikayetlerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bunlar

  • sık sık idrara çıkma (geceleri dahil)

  • idrarını tutamama, idrar yaparken zorlanma

  • idrar yaparken çatallanma

  • idrar yaparken yanma

  • idrar torbasını tamamen boşaltamama (miksiyon)

  • idrar yaptıktan sonra damlama

gibi şikayetlerdir. Bu şikayetler doğrultusunda idrar kesesi her defasında tam boşalamadığından bakteriyel enfeksiyonlara da neden olabilmektedir. Bunun sonucunda da idrar yolları enfeksiyonunları bu rahatsızlığa paralel olarak gelişmektedir. Prostat büyümesinin neden olduğu olumsuz etkilerden bir tanesi de erkekte cinsel isteksizliğe ve iktidarsızlığa neden olmasıdır. Cinsel isteksizlik, Prostatitis hastalarında da ortak bir olgudur.

BPH de Brokolinin Fonksiyonu

    Brokoli, içerdiği bazı indol derivatları ve mediyatörler vasıtasıyla biyosentez mekanizmasını harekete geçirerek Testosteron Hormonunun Prostata ulaşmasını sağlamaktadır. Böylece Prostat normal salgılama fonksiyonlarını yavaş yavaş yerine getirmeye başlamaktadır. 21 günlük Brokoli Kürü neticesinde BPH (İyi huylu prostat) hastaları daha 2-3 gün içerisinde idrara bağlı şikayetlerinin nasıl azaldığını görebilmektedirler. Brokoli Kürünü yapan erkeklerin hemen hemen hepsi cinsel isteksizliklerinin önemli ölçüde ortadan kalktığını söylemektedirler. Tabiki hastalığın seyrine göre 21 günlük başlangıç kürü yeterli olmayabilir. Uzun yıllardır iyi huylu prostat büyümesi rahatsızlığı olanlar ( 6-7 yıl) bir kaç ay sonra şikayetlerinin tekrar başladığını göreceklerdir. Bu durumda sadece bir haftalık Brokoli Kürü nün uygulanması yeterli olabilmektedir. Kısaca her BPH hastası kendisini bilir. İyi huylu Prostat büyümesine yeni yakalanmış olanlar 21 günlük Brokoli Kürü ile enaz 10 - 11 ay rahat edebilmektedirler. Daha sonra bir haftalık kür ile tekrar uzun zaman rahat edebilmektedirler.

    Prostatitis ve BPH hastalarının, kür boyunca kesinlikle acı biber, alkol ve kahve tüketmemeye (nescafe ve türk kahvesi) ve de hayvansal yağlardan uzak durmaya özen göstermeleri gerekmektedir. Beslenmede BPH ya neden olan etkenlerin başında hayvansal yağlar gelmektedir. BPH hastalarının genelde gün boyu bol su tüketmeleri hekimlerin önerileri arasındadır.

Brokolinin Kullanılış Şekli

    Bu yardımcı tedavi şekline başlamadan önce mutlaka bir hekime gittiğinizi kabul ediyoruz. Kesinlikle bir hekime gitmeden prostat şikayetlerine iyi geliyormuş düşüncesiyle hareket ederek, brokoli kür tedavisini uygulamayınız. Mutlaka hekime gidiniz ve teşhisinizi koydurunuz. Eğer konulan teşhis;  Prostatitis veya BPH ( iyi huylu Prostat büyümesi) veya idrar yolları enfeksiyonu ise bu taktirde brokoli kür tedavisini çekinmeden bir yardımcı tedavi olarak uygulayabilirsiniz. Brokoli'nin yan tesiri yoktur ve ilaçlarlada etkileşmesi söz konusu değildir. Ancak brokoliye karşı alerjisi olanların bu tedaviyi uygulamamaları gerekir. Genel bir kural olmamakla beraber, süte karşı alerjisi olanların % 25 oranındada brokoliye karşıda alerjileri olduğu gözlenmiştir. Hekiminizin size verdiği ilaçları alarak, Brokoli tedavisini de bir yardımcı ve önleyici tedavi  olarak uygulayabilirsiniz.

    En az 250 gram Brokoliyi 1 litre suda su kaynadıktan sonra ağzı kapalı olarak hafif ateşte 5-6 dakika pişiriniz. Suyunu ılttıktan veya soğuttuktan sonra, yarısını sabah diğer yarısını da akşam yemeğinden 20 dakika önce aç karına içiniz. Brokoli suyunu çtikten sonra 20 dakika su hariç hiç bir şey yemeyiniz ve içmeyiniz. Pişirdiğiniz brokoliyi de öğleyin yemeğinizin yanında salata olarak yeyiniz. Bu işlem 21 defa uygulanacak ve Brokoli suyu hergün taze olarak hazırlanacaktır. Yani bu küre 21 gün devam edilecektir.

    Brokoliyi pazarlarda, manavlarda ve bazı süpermarketlerde taze veya dondurulmuş olarak bulabilirsiniz. Brokoliyi alırken taze ve sararmamış olduğuna dikkat ediniz. Eğer Brokoloyi fazla miktarda aldıysanız, 250 gramlık porsiyonlar halinde yıkamadan mutlaka buzdolabınızın buzluk kısmında saklayınız. Günlük ihtiyacınızı hergün buzluktan alıp, yıkayıp hazırlayınız.

     

Hazırlanması ve Kullanılması :

    Bitkinin hem odunsu saplarını hem de çiçekli bölümlerini kullanabilirsiniz. En az 250 gr, en fazla 500 gr brokoli 1 litre suyla agzı kapalı bir kapta 5 dakika kaynatılır. Süzülüp bir başka kaba alınan brokoli suyunun yarısı sabahları aç karnına diger yarısı da aksamları yine aç karnına içilmelidir (ılık veya soguk). Hazırlanan 1 lt su aynı gün tüketlimeli ve ertesi gün için yenisi hazırlanmalıdır.Brokoli suyu içildikten sonraki 20 dakika boyunca su hariç hiç bir sey yenilip içilmemelidir. Aynı zamanda ögle yemeklerinde de haşlanmış brokoli yenmesinin bir çok avantajları vardır. Bu uygulama 1 hafta boyunca her gün yapılmıs olacaktır. Her 7 günden (1 Hafta) sonra 3 günlük bir ara verilmelidir. Bu işleme 21 gün (3 hafta) devam edilmelidir (3 'er günlük aralar hariç)

NOT: 1 lt su için 250 gr'dan fazla kullanılan brokolinin etkisi artar fakat 500 gr'dan fazlası da gerekmez.

  • 1-2 yıllık prostat hastaları için 21 günlük brokoli kürü yeterlidir. 21 günlük brokoli kürünü tamamlayan hastalar belki 5-6 ay sonra tekrar bir rahatsızlık hissedebilirler. Böyle bir durumda sadece 10 günlük bir brokoli kürü yeterli olacaktır.

  • Uzun bir süreden beri prostat rahatsızlıgı olan hastalar (4 yıldan fazla) için 21 günlük brokoli kürü rahatsızlıklarını geçici bir süre gidermek için yardımcı olacaktır. Bu durumdaki hastalar 45 gün brokoli kürü uygulamalıdırlar.(Yine aynı şekilde her 7 günden sonra 3 gün ara vererek)

Brokoli Kürü Esnasında Dikkat Edilmesi Gerken Hususlar:

    Brokoli kürü (tedavisi) boyunca, baharat ve baharatlı yiyecekler kesinlikle yasaktır ve her çesit kahve ile hayvansal yaglardan da kaçınılması gerekir. 

Brokoli Tedavisi Esnasında ve Sonrasında Beklenen Sonuçlar:

  • Sertleşme problemlerinin düzelmesi (Erectile dys********s)

  • İdrar yapma zorluklarında düzelme

  • Meni miktarının artması

  • Kısırlığın giderilmesi

  • Yaşam kalitesinin normallestirilmesi

  • Urogenital sistemden (Böbrek, prostat, mesane vs.) patojen mikropların temizlenmesi

  • PSA 'nın düşürülmesine katkı (Prostate Specific Antigen)

  • Genito-Urinary sistemdeki spazm ve kramplar için fayda

 

Brokoli, kür esnasında eş zamanlı olarak aşağıdaki faydaları da sağlar:

  • Kolesterol seviyesinin düşürülmesi

  • Bağırsak hareketlerinin düzenlenmesi

  • Kan basıncının ayarlanması

  • Bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi

Kaynatılmış Brokoli Kullanmamızın Sebebi Nedir?

Taze veya kaynatılmamış brokoli,harekete geçirilmemesi gereken (aktif hale gelmemesi gereken) bazı enzimler içerir. Bu enzimleri etkisiz hale getirmenin en basit yolu, brokoliyi 5 dakika su içinde kaynatmaktır. 5 dakikalık bir kaynatma sonucunda bu enzimler etkisiz hale geleceklerdir. Eğer bu enzimler etkisiz hale getirilmezlerse brokoli, BPH (Iyi huylu prostat büyümesi), prostat  ve genel olarak idrar yolları enfeksiyonlarından müzdarip olanlara başarılı bir sekilde tedavi yapmayacaktır. Brokoli çok önemli bilesikler içerir. Bu bilesikler sadece sözkonusu  enzimler etkisiz hale getirildikleri zaman, prostat, BPH ve idrar yolları enfeksiyonu hastalarını tedavi edebilirler. Eger bu yapılmazsa brokolinin içerdigi enzimler, brokolinin bu hastalar üzerindeki etkisini azaltıcı farklı reaksiyonlara başlarlar.

Sık Sorulan Sorular:

Soru 1: 21 günlük kür süresine 3 günlük dinlenme süresi dahil mi? Hayvansal yaglardan kaçınılmasını öneriyorsunuz, bu hiç balık, tavuk, et ve hatta peynir yenmemesi anlamına mı geliyor? Neler yiyebilecegimize örnekler verir misiniz?

Cevap 1: 21 günlük tedavi süresi 3 günlük dinlenme süresini kapsamamaktadır. Izgara ile pisirilmis tavuk ve balık yiyebilirsiniz fakat tereyagı, iç yagı ve bunlarla pisirilmis yiyecekleri yememelisiniz. Düsük yaglı diyet peynirleri de yiyebilirsiniz. Baharat ve baharatlı yemeklerden ve her ne çesit olursa olsun kahveden (kafeinsiz olsa bile) uzak durmalısınız. Bitkisel sıvı yagları tercih etmeli ve margarin kullanmamalısınız.

Soru 2: Brokoliyi günde 1 kez mi yoksa 2 kez mi kaynatıyoruz? 1 lt için günlük brokoli miktarı ne kadardır ?

Cevap2: Sadece 1 kez kaynatıyorsunuz. Sabahleyin 250 gr la 500 gr arası brokoliyi 1 lt suyla agzı kapalı bir tencerede kaynatıyorsunuz. Yarısını sabahleyin aç karnına diger yarısını da aksam yemeginden önce içiyorsunuz. Brokoli suyunu içtikten sonra 20 dakika boyunca su hariç hiç bir sey yemiyor ve içmiyorsunuz. 20 dakika sonra kahvaltınızı veya aksam yemeginizi yiyebilirsiniz. Brokoliyi 5 dakikadan fazla kaynatmamalısınız.

Soru 3: Kaynatacagımız brokoli odunsu saplardan mı yoksa bitkinin çiçekli bölümlerinden mi olusuyor ?

Cevap 4: 250-500 gr 'lık günlük kür için bitkinin her iki bölümünü de kullanabilirsiniz :

Soru 4: Brokoliden kaçınıyorum, çünkü doktorum onun prostatımı azdıracak bazı kristalizasyonlara sebep olabildigini söyledi. Doğru mu ?

Cevap 4: Tam tersine, brokoli tedavisi kristalizasyonu önlüyor. Brokoli tedavisi (kürü) kristalizasyona sebep olamaz. Brokoli kürünü binlerce hasta üzerinde test ettik. Bu kürü uygulayan hastalardan bazıları da özellikle prostat taşlarını yok etmek ve mesanedeki kristalleşmeyi gidermek amacıyla kullananlardı.

Soru 5: Diger seyleri de yememize izin veriliyor mu ? Yoksa 7 gün boyunca sadece brokoli yiyip brokoli suyu mu içecegiz ?

Cevap 6: Elbette normal olarak diger seyleri de yemenize izin veriliyor. Fakat kahve vs. gibi kısıtlamalar var.

 

http://www.bitkisel-tedavi.com/brokoli.htm

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::

DİKKAT. SİTEMİZ TEDAVİ AMAÇLI OLMAYIP SADECE BİLGİ AMAÇLIDIR.